Bir zamanlar bir ilçe vardı… Anadolu’nun en güzel yerlerinden birinde, huzur dolu, refah dolu bir ilçe, Yahyalı. Geçen zamanlar içinde her şey değişmiş bu ilçede; evler, arabalar, yollar… yani kısaca akla gelen her şey değişmiş.

Tabi ki bu değişimlerin bazıları gayet yerinde, gayet güzel yani hayatı kolaylaştıran değişimler. Tabi bazen de tam tersi olmuş, insanların hayatını zorlaştıran hatta ve hatta bazen insanların Yahyalıklı olmaktan utandıkları uygulamalar başlamış bu ilçede. Bugün ben bu uygulamaların sadece birine değinmek istiyorum: Taşımacılık…14 Ocak 2005 tarihinde İstanbul’dan yola çıktık memleketimizi ziyaret için. 12 saatlik yorucu bir yolculuk sonrası Kayseri’ ye ulaştık. Kayseri’de Yahyalı-Kayseri arasında yolcu taşımacılığı yapan minibüslerin bir kaç tanesinde yer olmadığı için yaklaşık bir buçuk saat kadar bekledikten sonra ancak bilet alabildik. Tabi, biz yer bulduğumuza sevinirken, henüz başımıza geleceklerin farkında değiliz. Minibüs geldi ve bizde yerimize oturduk. Daha Kayseri’yi çıkmadan galiba ayakta 5 yolcu vardı, gerisini siz düşünün. Neyse yolumuza devam edelim zaten bir buçuk saatlik çok yorucu bir yolculuk vardı önümüzde. Bin bir zorlukla Yeşilhisar ’a kadar ulaştık, zaten ayakta yeterince insan bulunmasına rağmen bir kaç kişi daha alarak yolumuza devam ettik. Minibüsün en arkadaki koltuklarına oturup seyahat edenler varsa görmüşlerdir, bagajlar aracın her hız değişiminde ya da yolun bozuk olduğu anlarda sanki arka koltuktaki insanların kafalarına düşmekte. Yani belki bu işletme sahipleri farkında olmayabilir, fakat insan taşıdıklarını belirtmek istiyorum. Artık sadece dua ediyorduk bir an önce yolun bitmesi için bir elimizle de kafamıza düşen bagajları tutuyorduk. Ama şunu belirtmek istiyorum, İstanbul-Kayseri arasındaki 12 saatlik yolculuk daha iyiydi. Ben Yahyalı-Kayseri arasındaki bir saatlik yolda daha fazla yoruldum….
Kısaca bu taşımacılık ilçemizin güzelliğine gölge düşürmektedir. Tabi bunun sorumlularının kim olduğu da tartışılır; bu şirketlerin sahipleri mi, yoksa daha rahat bir ulaşım varken üç-beş kuruş daha ucuz olduğu için bu şartları seçen insanlarımız mı? yoksa buna izin veren yöneticilerimiz mi? Şimdi burada bunu tartışmaya gerek yok, olan olmuş artık. Çözüm yolları bulalım. Bu da bizim ilçemizin kalan prestijini kurtarmak için yapabileceğimiz elimizden gelen ilk şeydir. Şimdi burada bir beyin fırtınası oluşturarak hep beraber bu sorunun üstesinden gelelim. Görüş ve önerilerinizi yazının sonundaki yorum ekle bölümünden ya da yemreyi@yahoo.com adresinden bana ulaştırabilirsiniz. Kendini birazcık sorumluluk sahibi hissedip de bu yazıyı okuma zahmeti gösteren tüm okuyucularımıza teşekkür ederim. saygılarımla…. kenthaber.com Yahyalı Editörü..